28 Mayıs 2026 Perşembe
27 Mayıs 2026 Çarşamba
İnsanlığın Bilgiden Güce Yolculuğu: Tarih, Bilim ve Uygarlıklar
Tarih ve Uygarlıklar
Tarih, insanlık için öğrenme ve gelişme kaynağı olmuştur. Antik medeniyetler, günümüz uygarlıklarının temelini atmıştır. Mısır, Yunan, Roma gibi uygarlıklar, bilim, sanat ve felsefe alanlarında önemli katkılar sağlamışlardır. Örneğin, Mısır'daki büyük piramitler, mimari ve mühendislik alanlarında büyük bir başarıdır.Bilimsel Keşifler ve Buluşlar
Bilimsel keşifler ve buluşlar, insanlığın yaşamını önemli ölçüde değiştirmiştir. Galileo, Kepler ve Newton gibi bilim adamları, fizik ve astronomi alanlarında önemli buluşlar yapmıştır. Ayrıca, penicilin gibi ilaçların keşfi, tıp alanındaki gelişmelere katkı sağlamıştır.Dinler ve Felsefe
Dinler ve felsefe, insanlığın düşüncelerini ve yaşamını şekillendirmiştir. Buddhism, Hristiyanlık, İslam gibi dinler, milyonlarca insanın inanç ve yaşam tarzını etkilemiştir. Felsefe, insanlığın varoluş, ahlak ve bilgelik gibi konuları düşünmesini sağlamıştır.Edebiyat ve Sanat
Edebiyat ve sanat, insanlığın yaratıcı yönünü yansıtmıştır. Shakespeare, Homer ve Tolkien gibi yazarlar, edebiyat alanındaki en büyük eserleri üretmişlerdir. Resim, müzik, dans gibi sanat dalları, insanlığın duygularını ve experiencesını ifade etmiştir.Coğrafya ve Seyahat
Coğrafya ve seyahat, insanlığın keşfetme arzusunu tatmin etmiştir. Columbus'un Amerika keşfi, yeni toprakların açılması ve ticaretin gelişmesine katkı sağlamıştır. Modern ulaşım araçları, seyahatlerin daha hızlı ve kolay yapılmasını sağlamıştır.Felsefe ve Psikoloji
Felsefe ve psikoloji, insanlığın düşüncelerini ve davranışlarını anlamak için çalışmıştır. Freud, Jung gibi psikologlar, insan zihni ve davranışlarını incelemişlerdir. Felsefe, insanlığın varoluş, ahlak ve bilgelik gibi konuları düşünmesini sağlamıştır.Bilim ve Teknoloji
Bilim ve teknoloji, insanlığın yaşamını önemli ölçüde değiştirmiştir. Bilgisayar, internet ve cep telefonu gibi teknolojik araçlar, iletişimi ve yaşamı kolaylaştırmıştır. Tıp, uzay, fizik gibi bilim dalları, insanlığın bilgi ve becerilerini arttırmıştır. Bu makalede, insanlığın farklı alanlardaki yolculuğunu keşfettik. Tarih, bilim, sanat, din, felsefe ve teknolojik gelişmeler, insanlığın yaşamını önemli ölçüde etkilemiştir. İnsanlık, bilgiden güce ulaşmak için sürekli çalışmaktadır. Bu çabalar, insanlığın daha iyi bir gelecek için تلاش etmesine katkı sağlamaktadır. Keyword: Tarih, Bilim, Uygarlıklar, Dinler, Felsefe, Edebiyat, Sanat, Coğrafya, Seyahat, Felsefe, Psikoloji, Bilim, Teknoloji, Tıp, Uzay, Fizik, Mühendislik, Ticaret, İletişim, İnsanlık, Bilgi, Güç.Uygarlığın Doğuşundan Günümüze: Bilim, Sanat ve Toplumun Gelişimi
26 Mayıs 2026 Salı
Tarih ve Uygarlıkların Renkli Dünyası
Tarih ve Uygarlıkların Renkli Dünyası
Tarih ve Uygarlıklar
İnsanlığın ilk ortaya çıkışından günümüze kadar, çeşitli uygarlıklar ortaya çıktı ve birbirini izleyerek dünya tarihinde önemli roller oynadı. Antik Mısır, Yunan, Roma, Osmanlı ve diğer büyük uygarlıklar, bilim, sanat, felsefe, ve yönetim gibi pek çok alanda önemli katkılar sağladılar.Bilimsel Keşifler ve Buluşlar
Bilimsel keşifler ve buluşlar, insanlığın gelişimini hızlandıran önemli faktörlerdir. Galileo, Newton, Einstein gibi bilim adamları, fizik, astronomi, ve matematik alanlarında önemli keşifler yapıp, insanlığın dünya ve evren hakkında anlayışını derinleştirdiler.Dinler ve Felsefe
Dinler ve felsefe, insanlığın ruhsal ve entelektüel gelişimini şekillendiren önemli faktörlerdir. Dünya üzerinde çeşitli dinler ve felsefi akımlar, insanlığın değer yargılarını, ahlaki ilkelerini ve yaşam tarzlarını etkileyerek, toplumların şekillenmesine katkıda bulundu.Edebiyat ve Sanat
Edebiyat ve sanat, insanlığın yaratıcıexpressionını ve hayal gücünü yansıtan önemli alanlardır. Dünya edebiyatında Shakespeare, Tolstoy, ve Kafka gibi yazarlar, insanlığın ruhunu ve yaşantısını yansıtan eserler vererek, edebiyatın sınırlarını genişlettiler.Coğrafya ve Seyahat
Coğrafya ve seyahat, insanlığın yeni yerler keşfetmesini ve farklı kültürlerle etkileşimini sağlayan önemli faktörlerdir. Coğrafyanın keşfi, ticaret, bilim, ve sanatın gelişimine katkıda bulunarak, insanlığın global olarak birbirine bağlanmasını sağladı.Felsefe ve Psikoloji
Felsefe ve psikoloji, insanlığın düşünce ve davranışlarını inceleyen önemli alanlardır. Felsefe, insanlığın varoluş, anlam, ve değerler gibi temel konuları hakkında düşünmesine yön verirken, psikoloji, insan davranışını ve zihinsel sağlığı anlamamızı sağladı.Bilim ve Teknoloji
Bilim ve teknoloji, insanlığın gelişimini hızlandıran önemli faktörlerdir. Bilim, insanlığın doğa ve evren hakkında anlayışını derinleştirmesine yardımcı olurken, teknoloji, insanlığın günlük hayatını kolaylaştıran ve geliştiren araçlar ve sistemler geliştirdi.Tarih Öncesi ve Arkeoloji
Tarih öncesi ve arkeoloji, insanlığın ilk ortaya çıkışından günümüze kadar olan geçmişini inceleyen önemli alanlardır. Arkeolojik kazılar, insanlığın ilk yerleşim yerlerini, kültürlerini, ve生活tarzlarını aydınlatarak, geçmişe dönük olarak bilgi sahibi olmamızı sağladı.Uzay ve Astronomi
Uzay ve astronomi, insanlığın evren hakkında anlayışını derinleştiren önemli alanlardır. Uzay keşifleri, insanlığın evrenin sınırlarını keşfetmesini sağlamıştır.Fizik ve Kimya
Fizik ve kimya, doğa ve evren hakkında temel bilgiler sağlayan önemli alanlardır. Fizik, madde, enerji, ve hareketi inceleyen bir bilim dalı iken, kimya, maddelerin yapı ve özelliklerini inceleyen bir bilim dalıdır.Bitkiler ve Hayvanlar
Bitkiler ve hayvanlar, doğada existing canlılardır. Biyoloji, bu canlıların yapı, işlev, ve davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır.İnsan Vücudu ve Sağlık
İnsan vücudu ve sağlık, insanlığın temel ihtiyaçlarını karşılayan önemli konulardır. Tıp, insan vücudunun yapı ve işlevlerini inceleyen bir bilim dalı iken, sağlık, insanlığın fizyolojik ve psikolojik iyilik halini korumasını sağlar.Giyim ve Moda
Giyim ve moda, insanlığın kişisel ifade ve estetik ihtiyacını karşılayan önemli alanlardır. Giyim, insanlığın temel ihtiyaçlarını karşılayan bir ihtiyaç iken, moda, insanlığın estetik ve stil ihtiyacını karşılar.Müzik ve Dans
Müzik ve dans, insanlığın sanat ve estetik ihtiyacını karşılayan önemli alanlardır. Müzik, insanlığın duygularını ve düşüncelerini ifade eden bir sanat formu iken, dans, insanlığın fiziksel ve duygusal ifadesini sağlayan bir sanat formudur.Sinema ve Tiyatro
Sinema ve tiyatro, insanlığın sanat ve estetik ihtiyacını karşılayan önemli alanlardır. Sinema, insanlığın duygularını ve düşüncelerini filme aktaran bir sanat formu iken, tiyatro, insanlığın fiziksel ve duygusal ifadesini sağlayan bir sanat formudur.Yazılım ve Bilişim
Yazılım ve bilişim, insanlığın teknoloji ve bilgi ihtiyacını karşılayan重要 alanlardır. Yazılım, insanlığın teknolojiyi kullanarak işlerini kolaylaştıran ve geliştiren araçlar geliştirmesine yardımcı olurken, bilişim, insanlığın bilgiye erişmesini ve paylaşmasını sağlar.Spor ve Egzersiz
Spor ve egzersiz, insanlığın fiziksel ve mental sağlığını koruyan önemli faktörlerdir. Spor, insanlığın fiziksel güç ve yeteneğini geliştiren bir aktivite iken, egzersiz, insanlığın fizyolojik ve psikolojik iyilik halini korumasını sağlar.Politika ve Ekonomi
Politika ve ekonomi, insanlığın sosyal ve ekonomik yaşantısını şekillendiren önemli faktörlerdir. Politika, insanlığın toplumsal ve kurumsal yapısını şekillendiren bir sistem iken, ekonomi, insanlığın maddi ve malı kaynaklarını yöneten bir sistemdir.İletişim ve Medya
İletişim ve medya, insanlığın bilgi ve haber alışverisini sağlayan önemli faktörlerdir. İletişim, insanlığın birbirleriyle etkileşimini sağlayan bir süreç iken, medya, insanlığın bilgi ve haberlere erişmesini sağlayan bir araçtır.Mühendislik ve Tasarım
Mühendislik ve tasarım, insanlığın teknoloji ve sanat ihtiyacını karşılayan önemli alanlardır. Mühendislik, insanlığın teknolojiyi kullanarak işlerini kolaylaştıran ve geliştiren araçlar geliştirmesine yardımcı olurken, tasarım, insanlığın estetik ve fonksiyonel ihtiyaçlarını karşılar.Gıda ve Mutfak
Gıda ve mutfak, insanlığın temel ihtiyaçlarını karşılayan önemli konulardır. Gıda, insanlığın fizyolojik potrzeğini karşılayan bir ihtiyaç iken, mutfak, insanlığın gıda hazırlama ve pişirme sanatını ifade eder.Eğitim ve Öğrenme
Eğitim ve öğrenme, insanlığın bilgelik ve yetenek kazanmasına yardımcı olan önemli faktörlerdir. Eğitim, insanlığın bilgi ve beceri kazanmasını sağlayan bir sistem iken, öğrenme, insanlığın kişisel ve toplumsal gelişimini sağlar.Çevre ve Ekoloji
Çevre ve ekoloji, insanlığın doğa ve kaynaklarını korumaya önem veren önemli konulardır. Çevre, insanlığın yaşadığı fiziksel ortamdır iken, ekoloji, insanlığın doğa ve kaynaklarını korumasını sağlar.İnsan Hakları ve Sosyal Adalet
İnsan hakları ve sosyal adalet, insanlığın temel hak ve özgürlüklerini koruyan önemli faktörlerdir. İnsan hakları, insanlığın temel haklarını korurken, sosyal adalet, insanlığın eşitlik ve adaletini sağlar.Dil ve Dilbilimi
Dil ve dilbilimi, insanlığın iletişim ihtiyacını karşılayan önemli alanlardır. Dil, insanlığın iletişim aracı iken, dilbilimi, dilin yapısını ve işlevini inceleyen bir bilim dalıdır. Sonuç olarak, tarih ve uygarlıkların renkli dünyası, insanlığın geçmişten günümüze kadar olan serüvenini ve gelecekte nelerle karşılaşabileceğini anlamamıza yardımcı olan önemli bir alandır. Bu alan, insanlığın bilim, sanat, felsefe, ve diğer konularda yaptığı keşifler ve buluşlarla zenginleşmiştir.25 Mayıs 2026 Pazartesi
Tarihten Geleceğe: Bilim, Sanat ve İnsanlık
Tarih ve Bilim: Uygarlıkların Yükselişi
Tarih ve bilim, iki ayrı alan gibi görünse de, aslında birbirleriyle yakından liênir. Tarih, insanlığın geçmişini ve uygarlıkların gelişimini incelerken, bilim de doğayı ve evreni anlamaya çalışır. Bilim, insanlığın yaşamını kolaylaştıran araçlar ve teknoloji geliştirirken, tarih de bu gelişmelerin nasıl gerçekleştiğini ve nedenlerini araştırır.
İnsanlık, tarihinde birçok önemli keşif ve buluş gerçekleştirmiştir. these keşifler, uygarlıkların yükselişine büyük katkılar sağlamıştır. Örneğin, tekerleğin keşfi, ulaşımı kolaylaştırmış ve ticareti artırmıştır. Benzer şekilde, matematik ve astronomi gibi bilim dalları, insanlığın evreni anlamasını sağlamış ve navigasyonu kolaylaştırmıştır.
Dinler ve felsefe de, insanlığın gelişiminde önemli roller oynamıştır. Dinler, insanlara amaç ve anlam kazandırmış, जबकि felsefe, insanları düşünmeye ve sorgulamaya teşvik etmiştir. Edebiyat ve sanat da, insanlığın创性ve hayal gücünü ifade etmesini sağlamış ve kültürel zenginliği artırmıştır.
Coğrafya ve seyahat, insanlığın yeni lugares ve kültürlerle tanışmasına imkan veren önemli faktörlerdir. Coğrafya, insanlara doğal kaynaklar ve yaşam alanları hakkında bilgi verirken, seyahat de farklı kültürlere ve toplumlara temas etmesini sağlamıştır.
Felsefe ve psikoloji, insanlığın düşünce ve davranışlarını anlamaya çalışır. Felsefe, insanları temel soruları sormaya ve cevaplar aramaya teşvik ederken, psikoloji de insan davranışlarını incelemiş ve ruh sağlığını geliştirmeyi hedefler.
Bilim ve teknoloji, insanlığın yaşamını kolaylaştıran ve zenginleştiren araçlar geliştirir. Bilgisayarlar, internet ve cep telefonları gibi teknolojiler, insanları birbirine bağlamış ve bilgiye erişimini kolaylaştırmıştır.
Tarih öncesi ve arkeoloji, insanlığın geçmişini incelemeye çalışır. Arkeologlar, tarihi siteleri kazarak ve eserleri inceleyerek, insanlığın nasıl yaşadığını ve nasıl geliştiğini anlamaya çalışırlar.
Uzay ve astronomi, insanlığın evreni anlamaya çalıştığı bilim dallarıdır. Uzay araştırmaları, insanları yeni gezegenler ve yıldızlarla tanışmasına imkan verirken, astronomi de evrenin nasıl oluştuğunu ve nasıl işlediğini inceler.
Fizik ve kimya, doğayı ve evreni anlamaya çalışan bilim dallarıdır. Fizik, madde ve enerjinin nasıl davrandığını incelerken, kimya da maddeyi oluşturan elementleri ve bileşikleri incelemiştir.
Bitkiler ve hayvanlar, doğanın temel bileşenleridir. Botanik ve zooloji gibi bilim dalları, bu canlıları incelemiş ve nasıl yaşadığını ve nasıl korunacağını araştırır.
İnsan vücudu ve sağlık, insanlığın temel ilgi alanlarından biridir. Tıp ve sağlık bilimleri, insan vücudunu incelemiş ve nasıl korunacağını araştırır.
Giyim ve moda, insanlığın dış görünüşünü ve kültürel kimliğini ifade eden önemli unsurlardır. Giyim, insanlara koruma ve rahatlık sağlarken, moda da insanları güzelleştirir ve farklılaştırır.
Müzik ve dans, insanlığın yaratıcı ve duygusal ifadesidir. Müzik, insanları duygulandırır ve birleştirirken, dans da insanlara hareket ve ifade yetenekleri kazandırır.
Sinema ve tiyatro, insanlığın hikaye anlatma sanatlarını ifade eder. Sinema ve tiyatro, insanları farklı dünyalara ve karakterlere tanıtmış ve sosyal eleştiri ve tartışma konuları yaratmıştır.
Yazılım ve bilişim, insanlığın teknoloji ve bilgiyi kullanarak yaşamını kolaylaştıran araçlardır. Yazılım ve bilişim, insanları birbirine bağlamış ve bilgiye erişimini kolaylaştırmıştır.
Spor ve egzersiz, insanlığın bedensel ve zihinsel sağlığını geliştirmeyi hedefleyen faaliyetlerdir. Spor, insanları rekabetçi ve takım oyuncusu yaparken, egzersiz de insanları sağlıklı ve güçlü kılar.
Politika ve ekonomi, insanlığın toplum ve devlet işlerini düzenleyen sistemlerdir. Politika, insanları temsil eder ve kararlar alırken, ekonomi de insanları mal ve hizmetlerle tanıştırır.
İletişim ve medya, insanlığın birbirine ulaşma ve bilgiyi paylaşma araçlarıdır. İletişim, insanları birbirine bağlarken, medya da insanlara haber ve bilgi sağlar.
Mühendislik ve tasarım, insanlığın teknoloji ve doğayı bir araya getiren bilim dallarıdır. Mühendislik, insanlara yeni ürünler ve sistemler geliştirirken, tasarım da insanları güzel ve işlevsel kılan araçlar yaratır.
Gıda ve mutfak, insanlığın temel ihtiyaç ve zevklerinden biridir. Yemek, insanları birleştirir ve kültürel kimliklerini ifade eder.
Eğitim ve öğrenme, insanlığın temel hak ve ihtiyaçlarından biridir. Eğitim, insanları bilgi ve beceri kazandırırken, öğrenme de insanları yeni şeyler keşfetmeye teşvik eder.
Çevre ve ekoloji, insanlığın doğayı korumaya ve yaşanabilir kılmaya çalışan bilim dallarıdır. Çevre, insanları doğal kaynaklar hakkında bilgilendirirken, ekoloji de insanları doğayı koruma ve yaşatma konusunda teşvik eder.
İnsan hakları ve sosyal adalet, insanlığın temel hak ve özgürlüklerini ifade eder. İnsan hakları, insanları eşit ve özgür kılarken, sosyal adalet de insanları hak ettikleri yaşam standardına ulaştırmaya çalışır.
Dil ve dilbilimi, insanlığın iletişim ve ifadesini sağlayan bilim dallarıdır. Dil, insanları birbirine bağlarken, dilbilimi de insanları dilin yapısı ve işleyişi hakkında bilgilendirir.
24 Mayıs 2026 Pazar
23 Mayıs 2026 Cumartesi
Tarih ve Uygarlıklar: İnsanlık Bilgisinin Kökleri

Tarih ve Uygarlıkların Başlangıç Noktası
Tarih, insanlığın varoluşundan bu yana geçen olayları, insanların yaşayışlarını, kültürlerini ve uygarlıklarını inceleyen bir bilim dalıdır. İnsanlık, tarih boyunca çeşitli uygarlıkların yükseliş ve çöküşünü görmüştür. Bu uygarlıklar, kendi dönemlerinde insanlığa önemli katkılar sağlamış ve bugünkü modern dünyanın temellerini atmışlardır. Antik uygarlıkların başlangıç noktası, genellikle Mezopotamya, Mısır ve Anadolu gibi bölgelerde ortaya çıkan ilk yerleşim yerleri olarak kabul edilir.
Mezopotamya ve İlk Uygarlıklar
Mezopotamya, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölgedir ve tarihte ilk şehir devletlerinin kurulduğu yer olarak bilinir. Sümerler, Mezopotamya'da ortaya çıkan ilk uygarlıklardan biridir. Sümerler, yazı sistemini (çivi yazısı), hükümet sistemini ve ilk şehir devletlerini kurmuşlardır. Ayrıca, matematik ve astronomi alanlarında önemli keşifler yapmışlardır. Mezopotamya'da, Sümerler之后 Akadlar, Babiller ve Asurlar gibi diğer uygarlıklar da ortaya çıkmıştır.
Antik Mısır Uygarlığı
Antik Mısır, Nil Nehri沿線de gelişen bir uygarlıktır. Mısırlılar, piramitleri, tapınakları ve mezarları inşa etmişlerdir. Ayrıca, hiyeroglif yazısını geliştirmişler ve tıp, matematik ve astronomi alanlarında önemli ilerlemeler kaydetmişlerdir. Antik Mısır, yaklaşık 3000 yıl boyunca varlığını sürdürmüş ve insanlık tarihinin en önemli uygarlıklarından biri olarak kabul edilir.
Antik Yunan ve Roma Uygarlıkları
Antik Yunan, Batı uygarlığının temellerini atan bir uygarlıktır. Yunan şehir devletleri, Atina ve Sparta gibi, demokrasi, felsefe, tiyatro ve sanat alanlarında önemli katkılar sağlamışlardır. Antik Roma, Yunan uygarlığının mirasını devralmış ve imparatorluklarını genişletmiştir. Roma, hukuku, mimarlığı ve mühendisliği geliştirmiş vemodern dünya üzerinde önemli bir etki bırakmıştır.
Orta Çağ ve Yeni Çağ
Orta Çağ, Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra Avrupa'da ortaya çıkan bir dönemdir. Bu dönemde, Hristiyanlık yayılmış ve kilise, politik life büyük bir etkisi olmuştur. Orta Çağ'da, Avrupa'da çeşitli krallıklar ve imparatorluklar kurulmuş ve Haçlı Seferleri gibi önemli olaylar yaşanmıştır. Yeni Çağ, Rönesans ve Reform hareketleriyle başladı ve modern dünyada önemli değişikliklere yol açtı.
Asya Uygarlıkları
Asya, çeşitli uygarlıkların ortaya çıktığı bir kıtadır. Çin, Hindistan, İran ve Japonya gibi ülkelerde, farklı kültürler ve uygarlıklar gelişmiştir. Çin, Büyük Çin Seddi, Kağıt ve Barut gibi önemli keşiflerin yapıldığı bir uygarlıktır. Hindistan, Budizm ve Hinduizm gibi önemli dinlerin doğduğu yerdir. İran, antik Pers İmparatorluğu'nun kurulduğu yerdir ve Japonya, Samurai kültürü ve teknolojinin geliştiği bir ülkedir.
Uygarlıkların Birbirleriyle Etkileşimi
Uygarlıklar, tarih boyunca birbirleriyle etkileşimde bulunmuşlardır. Ticaret, savaş, göç gibi faktörler, uygarlıklar arasında kültürel ve teknolojik alışverişi sağlamıştır. Örneğin, İpek Yolu, Asya ve Avrupa arasındaki ticaretin gelişmesine ermögüştür. Haçlı Seferleri, Avrupa ve Ortadoğu arasında kültürel alışverişi sağlamıştır.
Uygarlıkların Mirası
Uygarlıklar, insanlığa önemli bir miras bırakmışlardır. Bilim, sanat, edebiyat, felsefe ve teknoloji alanlarında önemli katkılar sağlamışlardır. Ayrıca, modern dünya üzerinde önemli bir etki bırakmışlardır. Günümüzde, uygarlıkların mirasını korumak ve öğrenmek önemlidir. Tarih ve uygarlıklar hakkında bilgi sahibi olmak, insanlığın ortak mirasını anlamak ve geleceğe yönelik bilinçli kararlar almak için gereklidir.
- Uygarlıkların yükseliş ve çöküşü, insanlık tarihinin önemli bir parçasıdır.
- Tarih, insanlığın varoluşundan bu yana geçen olayları ve uygarlıkları inceleyen bir bilim dalıdır.
- Uygarlıklar, birbirleriyle etkileşimde bulunmuş ve kültürel ve teknolojik alışverişi sağlamışlardır.
- Uygarlıkların mirası, insanlığa önemli bir katkıdır ve modern dünya üzerinde önemli bir etki bırakmıştır.
Uygarlıkların tarihini öğrenmek, insanlığın ortak mirasını anlamak için gereklidir. Tarih ve uygarlıklar hakkında bilgi sahibi olmak, geleceğe yönelik bilinçli kararlar almak için önemlidir. Uygarlıkların mirasını korumak ve öğrenmek, insanlığın ortak mirasını korumak için gereklidir.
9 Ocak 2019 Çarşamba
Tırnak mantarı tedavisi
kadardır?
Tırnak mantarı nadiren kendiliğinden iyileşir. Genellikle
kronik (uzun-süren) bir durumdur. Giderek kötüleşerek di-
ğer tırnakları etkileyebilir. Etkilenen tırnak düşse de yeni
tırnakta mantar ile enfekte olabilir.
Tırnak mantarı hastalığından nasıl korunulur?
Tırnak mantarından korunmak için:
• Ayağınızın hava almasına izin veren rahat ayakkabı
ve çoraplar giymelidir.
• Ortak kullanılan duş ve soyunma odalarında başkaları-
na ait ayakkabı, sandalet veya terlik giyilmemelidir.
• Ayaklarınızı her gün yıkayın. Tamamen kurulayın ve
kaliteli bir ayak pudrası kullanın.
• Her gün temiz çorap giyin.
• Tırnaklarınızı kısa tutun.
• Pedikür aletlerini kullanmadan önce dezenfekte edin.
Tırnak mantarı bulguları nelerdir?
Tırnak rengi sarı veya kahverengiye dönüşür. Tırnak ka-
lınlaşır ve aşırı büyür. Tırnak altında kötü kokulu bir biri-
kim olabilir. Enfeksiyon ilerledikçe tırnak gitgide ufalanıp
dökülebilir ya da ayakkabı içerisinde rahatsızlık veya
ağrıya neden olacak kadar kalınlaşabilir.
Tırnak mantarı hastalığının tanısı nasıl konur?
Dermatologunuz el ve ayak tırnaklarını görünümüne ba-
karak tanı koyabilir. Bazen tırnaklarınızdan küçük örnek-
ler alınabilir. Bu örnekler test edilmesi için laboratuvara
gönderilir ve tanı kesin konulabilir.
Tırnak mantarı riskinizi arttırabilecek faktörler
nelerdir?
• Ayakları uzun süre nemli kalan meslekler (asker, atlet,
madenci vb.)
• Enfeksiyona direncinizi azaltabilecek veya ayak par-
maklarınıza kan akımını engelleyebilecek hastalık hika-
yesi (diabet, dolaşım bozukluğu, HIV)
• Tırnakta zedelenme, travmalar
• Parmakları sıkıştıran dar ve ucu sivri ayakkabı giyil-
mesi,
• Soyunma odaları, yüzme havuzu ve duş gibi ortak kul-
lanım alanlarının kullanımı
• Aynı ayakkabıları üst üste giymek
• Hijyenik olmayan ortamda, sterilizasyonu sağlanma-
mış aletlerle yapılan manikür ve pedikür
• Çıplak ayakla toprağa basılması
• Ayakların aşırı terlemesi sonucu oluşan nemli ortam
• Kötü ayak hijyeni Tırnağın yarısının etkilendiği tırnak mantarı
20 Temmuz 2009 Pazartesi
PAMUKKALE
20'nci yüzyılda Pamukkale'nin güzelliğini kendi gözleriyle görmek isteyen turistlerin akınlarıyla başa çıkabilmek için gitgide daha çok oteller inşa edildi. O zamanlarda çok hasar meydana geldi. Bazı otellerin inşa edilebilmesi için antik şehir Hierapolis'in bir kısmı yıkıldı. Pamukkale'nin sıcak kaynak suyu otellerin banyolarına havuzlarına aktarıldı. Suyu kesilen Pamukkale günden güne sararıp renk degiştirmeye başladı.
Pamukkale Kaplıcaları
İl merkezine 18km uzaklıkta bulunan eski Hierapolis kentinin bulunduğu alandır. Travertenler yaratan karstik alanlardan çıkan sular; bünyesindeki kireç çözeltisi, genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını andıran kalker tüflerini, Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır.
Pamukkale termal suyunun tedavi edici özelliği, çok eski çağlardan beri anlaşılmış, yüzyıllar sonra şifa niteliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kaynaklar etrafında dini ayinler yapılmış, şenlikler düzenlenmiş, büyük devlet adamları ve zengin kişiler antik dönemde tedavileri için Hierapolis'e gelmişlerdir.
GEZİLECEK YERLER
Apollon Tapınağı: Mevcut tapınak, eski ve dini mağara olarak bilinen Plutonion üzerine kurulmuştur. Yerli halkın en eski dini merkezi olan bu yerde Apollon, bölgenin Ana Tanrıçası Kybele ile buluşmuştur. Eski kaynaklar, Ana Tanrıça Kybele rahibinin bu mağaraya indiğini ve zehirli gazdan etkilenmediğini bildirirler. Apollon Tapınağı'nda üst yapıya ait kalıntılar MS. 3. yüzyıldan geriye gitmemektedir. Tapınak alanına geniş basamaklarla çıkılır.
Tiyatro: Yamaca yaslanmış tüm cephesiyle birlikte korunabilen büyük bir yapıdır. İnşasına MS. 60 yılında olan büyük depremin ardından Flaviuslar döneminde MS. 62 yılında başlanmış, MS. 206 yılında tamamlanmıştır. 50 oturma sırası bulunur ve 8 merdivenle 7 bölüme ayrılmıştır. Caveanın tam ortasından geçen diozomaya her iki yandan tonozlu birer geçit ile girilir. Sütunların arası heykellerle süslenmiş olup, burada yapılan kazılar sırasında bol miktarda heykel bulunmuştur. Sahne arkasındaki duvarlarda ise mermer kabartmalar yer alır.
Nekropol : Batıdaki traverten alanları dışında kalan üç yönde nekropol alanları bulunmaktadır. Bunlar yoğunlukla Tripolis-Sardes'e giden kuzey yolunun ve Laodikeia-Colossae'ye giden güney yolunun iki tarafında yer alır. Mezarlarda kireçtaşı ve mermer kullanılmıştır. Mermer kullanımı daha çok lahit tiplerinde görülür. Kuzey nekropolü, erken Hıristiyanlık dönemine kadar karakteristik lahitleri, mezar tiplerini ve mezar anıtlarını bir arada içerir. Kentte görülen mezarlar lahit, tümülüs ve ev tipi mezarlardır. Konut mimarisini anımsatan mezar yapıları, nekropolün en önemli elemanlarıdır
Laodikeia: Çürüksu (Lykos) ırmağının güneyinde kurulmuştur. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok "Lykos'un kıyısındaki Laodikeia" şeklinde geçmektedir. Diğer antik kaynaklara göre ise, kent MÖ. 261-263 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente Antiokhos'un karısı Laodikeia'nın adı verilmiştir.
Laodikeia, MÖ. I. yüzyılda Anadolu'nun en önemli ve ünlü kentlerinden biridir. Kentteki büyük sanat eserleri bu döneme aittir. Romalılar da Laodikeia'ya özel bir önem vermişler ve Kıbyra (Gölhisar-Horzum) Conventus'unun merkezi yapmışlardır.
İmparator Caracalla zamanında Laodikeia'da bir seri kaliteli sikke basılmıştır. Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır. Küçük Asya'nın 7 ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması, Hıristiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. MS. 60 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem kenti yerle bir etmiştir.
Laodikeia'nın Yapıları
Büyük Tiyatro: Antik kentin kuzeydoğu tarafında, araziye uygun olarak Roma inşa tarzında yapılmıştır. Sahnesi tamamen yıkılmış olup, cavea (seyircilerin oturduğu bölüm)ve orkestrası(sahnenin önündeki koro veya oyuncuların yer aldığı bölüm) oldukça sağlam durumdadır. Yaklaşık 20.000 kişiliktir.
Küçük Tiyatro: Büyük tiyatronun 300 metre kadar kuzeybatısında yer almaktadır. Araziye uygun olarak, Roma tarzında inşa edilmiştir. Scenesi (sahne)tamamen yıkılmış olup, cavea ve orkestrasında da bozulmalar mevcuttur. Yaklaşık 15.000 kişi alabilecek büyüklüktedir.
Stadyum ve Cimnazyum: Kentin güneybatısında, doğu-batı doğrultusunda uzanmaktadır. Stadyumun ek yapıları ile cimnazyum bir bütünlük teşkil edecek şekilde yapılmıştır. MS. 79 yıllarında yapılan stadyumun uzunluğu 350 metre, genişliği 60 metredir. Amfiteatr şeklinde yapılmış olan yapının, 24 oturma basamak sırası bulunmaktadır. Büyük bölümü tahrip olmuştur. MS. 2.yy. 'da yapılan cimnazyumun, Proconsul Gargilius Antioius tarafından inşa ettirilerek İmparator Hadrianus ve eşi Sabina'ya ithaf edildiğine dair yazıt bulunmuştur.
Anıtsal Çeşme: Kentin ana caddesi ile ara caddesi köşesinde yer almaktadır. Roma dönemi yapısıdır. İki cepheli olarak yapılmış havuz ve nişleri vardır. Bizans zamanında onarım görmüştür.
Meclis Binası: Kentin güneybatısındadır. Dikdörtgen planlı olan anıtsal yapı, doğu-batı yönünde uzanmaktadır. Ana giriş doğu cephesindedir.
Zeus Tapınağı: Antik Laodikeia kentinin sütunlu caddesinin doğu kesiminde, küçük tiyatro ile Nymphaeum (anıtsal çeşme)arasında bulunmaktadır.
Büyük Kilise: Sütunlu caddenin güneyinde caddeye bitişik olarak inşa edilmiştir. Sadece taşıyıcı bölümlerinden bir kısmı ayakta kalmıştır. Ana giriş kilisenin batısındadır.
ULAŞIM
İstanbul' dan 8 saatlik bir yolculukla Denizli' ye ulaşılır.Denizli'ye vardığınızda, 1 km kadar düz gidin şehrin tam ortasından geçen geniş yol üzerinde... Pamukkale tabelasını göreceksiniz. Sola dönüp 3 km daha gitiğinizde doğa harikası Pamukkale'desiniz.
NE YENİR
Klasik yemeklerin dışında yöresel yemekleri de deneye bilirsiniz.
-Pamukkale Kebabı
-Pamukkale Pastası
-Mumbar Dolması
-Patlıcan Kebap
-Denizli Mantısı
-Yoğurtlu Patlıcan Gömmesi
Pamukkale yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur......
PAMUKKALE'DE NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Hierapolis ve Laodikeia Antik Kentlerini gezebilirsiniz.
-Apollon Tapınağını ziyaret edebilirsiniz.
-Eşsiz güzellikteki travertenleri görebilirsiniz.
-Nekropol Antik kentini ziyaret edebilirsiniz.
-Zeus Tapınağını görebilirsiniz.
-Meşhur Pamukkale Kaplıcalarına girebilirsiniz.
-Yeşildere Şelalesi ve çevresini gezebilirsiniz.
-Pamukkale Arkeoloji müzesini ziyaret edebilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİ
Devlet Hastanesi +90 258 263 93 11
Eyfel Taksi +90 258 265 45 80
Özel Ege Hastanesi +90 258 264 01 51
İmaj Güzellik Salonu +90 258 263 32 23
Asu Rent A Car +90 258 264 67 90
Armoni Bar +90 258 211 33 08
Beyaz Saray Restaurant +90 258 211 30 34
İkbal Restaurant +90 258 211 92 52
Sağlık Taksi +90 258 261 35 95
Avail Turizm +90 258 263 21 47
Liman Cafe +90 258 213 44 43
MARMARİS
Marmaris çam ağaçlarına sırtını dayamış doğal limanıyla, palmiye ağaçlarıyla süslenmiş kıyı şeridinin ucundaki mimarisi, eşsiz plajları ve kristal görünümündeki denizi, yüzme ve her türlü su sporu ile yatçılık için ideal bir tatil beldesidir.
Marmaris Ege Bölgesinin en güzel turistik beldelerinden ve önde gelen yatçılık merkezlerinden birisidir. Sahip olduğu çam ormanları nedeniyle halk arasında "Yeşil Marmaris" olarak bilinir. Marmaris, doğal olarak çok iyi korunmuş bir liman ve iskele ile dünyanın her tarafından gelecek yatlara hizmet verebilecek yüzlerce yat kapasiteli marinalara sahiptir.
Sahip olduğu doğal güzellikler yanında Marmaris turistlere birçok modern tesisler sunar. Ayrıca Marmaris halkı yerli ve yabancı ziyaretçileri her zaman sevgiyle kucaklar.
Deniz kenarındaki veya Marmaris içerisindeki lokantalarda yenilen bir akşam yemeğinden sonra, gecenin kalan kısmını Barlar Sokağında yer alan hareketli barlarda,diskolarda veya gece kulüplerinde geçirebilirsiniz.
Marmaris'e yaptığınız ziyareti birçok seçenekleri bulunan çevre gezileriyle tamamlayabilirsiniz.bunlar yarım veya tam günlük, kano turları ,at gezintisi ,doğa yürüyüşleri yat turları ,köy gezileri,cip safari ve Efes, Pamukkale,Dalyan ve Kaunos gibi bölgeleri ziyaretler şeklinde geniş bir yelpaze sunulmuştur.
Marmaris ve dolayları güzel bir dantel gibi grift kıyılar ve körfezlere sahip olmakla övünür.
Gökyüzünün ve denizin mavisi çam ormanlarının yeşili birbirleriyle kucaklaşırlar. Doğa, gözün görebileceği birbirinden harukalede resimler sergiler. Doğal güzellikler yalnızca birkaç ay için değil doğayı seven yerli yabancı herkese bütün bir yıl boyunca kucak açar.
GEZİLECEK YERLER
İÇMELER
Küçük bir köy iken, karayolunun açılması ile turistik bir merkez haline dönüşen, Marmaris'e 10 km. uzaklıkta şirin bir beldedir. Plajı Mavi Bayrak ödülü almıştır.
TURUNÇ
Marmaris'e 20 km. uzaklıktadır. Günlük tur teknelerinin uğrak yeridir. İri kumlu plajı ile ünlüdür. Marmaris'ten kara ve deniz yolu ile ulaşım mümkündür. Plajı Mavi Bayreak ödülü almıştır.
HİSARÖNÜ
Marmaris Datça yolunda sessiz ve sakin bir balıkçı köyüdür. İki koya halim şirin bir köydür.
SELİMİYE
Balık restaurantı ve tertemiz denizi ile Mavi Yolculuğun vazgeçilmez duraklarındandır. Sonradan pişman olmak istemiyorsanız, leziz balıklarından yemeden buradan geç.memelisiniz.
BOZBURUN
Marmaris'in 50 km. batısındadır. Yatçıların uğrak yeri olan koyda turistik tesisler, lokantalar ve yat limanı vardır. Gulet teknelerinin usta elleri buradadır.
ÇİFTLİK
Mavi Yolculuğun uğrak yerlerinden biri olduğu gibi günlük tur teknelerinin de uğradığı şirin bir koydur.
KUMLUBÜK
Günlük tur teknelerinin uğradığı bölgenin en güzel plajlarından biridir.
AMOS
Hisarburnu'nun hemen üst kısmında bulunan Antik Amos kenti Hellenistik Devre tarihlendirilmektedir. Amos harabelerinde, tiyatro tapınak ve bazı heykel kaideleri ile kenti çevreleyen surların kaliıntılarını görebilirsiniz.
ORHANİYE
Marmaris'e 30 km.uzaklıktadır. Sezon boyunca düzenli minibüs seferleri vardır. Şirin sahil lokantalarının bulunduğu Orhaniye Mavi Tur yolcularının da uğrak yerlerinden biridir. Orhaniye'de teknelerin arasında suyun üzerinde yürüyenleri görürseniz şaşırmayın.
TURGUT
Marmaris'e 35 km. uzaklıktadır. Şelaleleriyle ünlüdür. Şelalede yenen gözleme ve ayran tüm yorgunlugunuzu alacaktır.
BAYIRKÖYÜ
Çam ve çiçek balıyla ünlüdür. Turizm sezonu boyunca Marmaris'ten düzenli olarak minibüsler kalkar. Köyün ortasıa bulunan 2000 yaşındaki ağacı görünce şaşırmayın.
SÖĞÜT - SARANDA
Marmaris'e 35 km. uzaklıktaki Söğüt Köyü'nün bir mahallesidir. Tepesindeki Rum Evleri ile ünlü olan Saranda'nın yeni adı Cumhuriyet Mahallesi'dir. Tepeden Söğüt, Zeytinli, Değirmen ve Fenaket adalarının olduğu koyu seyretmek oldukça keyifli.
FOSFORLU MAĞARA
Günlük tur teknelerinin uğrak yeri olanm doğal bir mağaradır. Sularının berraklığ ile ünlüdür.
ULAŞIM
Karayolu
Marmaris'e Türkiye'nin hemen her köşesinden otobüsle ulaşabilirsiniz. Ayrıca, yakın yöreler olan Bodrum, Datça, Fethiye'ye de otobüs seferleri yapılıyor. Otobüs terminali ilçe merkezine 2 km. uzaklıkta
Şehiriçi ulaşım
Marmaris, Armutalan, Beldibi ve İçmeler arasında düzenli dolmuş seferleri vardır. Şehiriçi ulaşımın bir başka aracı ise taksiler. Yakın beldelere ve diğer şehirlere ulaşım minibüs ve otobüslerledir. Marmaris Otogarı'ndan binilmektedir.
Havayolu ulaşımı
Uçakla gelecekler için en yakın havaalanı Dalaman'dır ( 90 km ). Bodrum-Milas havaalanı 140 , İzmir Adnan Menderes havaalanı 284, Antalya havaalanı ise 281 km uzaklıktadır. Dalaman Havaalanından Marmaris şehir merkezine otobüs seferi vardır. Ayrıca taksilerle de ulaşılabilir.
NE YENİR
Çin,İtalyan,İngiliz,Alman ve Hint mutfağına özgü resturantların bulunduğu Marmaris'te
Yöresel yemeklerinde tadına bakabilirsiniz.
-Marmaris Pilavı
-Marmaris tarhanası
-Sura dondurması
-Sürha
-Gumbar
-Beze
-Yedi baharlı
Marmaris yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur......
MARMARİS'DE NELER YAPABİLİRSİNİZ
-İçmeler ve Turunç'daki Mavi bayraklı plajlardan denize girebilirsiniz.
-Amos antik kentini gezebilirsiniz.
-Fosforlu mağaraya gidebilirsiniz.
-Marmaris'harika koylarına Mavi yolculuk yapabilirsiniz.
-Marmaris Müzesini ziyaret edebilirsiniz.
-Yöreye özgü Marmaris tarhanası ve sura dondurmasını tadabilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİDevlet Hastanesi +90 252 413 44 55
Marmaris Yat Kulübü +90 252 412 38 35
Turizm Enf. Bürosu +90 252 412 10 35
Emniyet Müdürlüğü +90 252 412 28 13
Albatros Taksi +90 252 413 37 14
Asyam Döviz +90 252 412 00 42
Agora Turizm +90 252 412 67 82
Esen Rent A Car +90 252 412 33 41
Venüs Yatching +90 252 412 07 36
AKDENIZ RESTORAN +90 252 455 32 77
ŞENTÜRK DENİZ MALZEMELERİ +90 252 412 97 14
MANAVGAT
Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin kaplan avladıklarını yazdığı Sarı Su Deresi ilçe sınırları içerisindedir. İlçede son yapılan araştırmalarda Ahmetler Köyü ile Gebece köylerinde bulunan mağaralarda etüt çalışmaları tamamlanmış ülke ve bölge turizmine kazandırılmaya çalışılmaktadır.
İlçe merkezine 60 km. uzaklıkta bulunan ve Köprü ırmağını da içine alan ve milli parka adını veren Köprülü Kanyon çok ünlüdür. Köprülü Kanyon Milli Parkı içerisinde ve Altınkaya Köyü içerisinde bulunan vadiye gizlenmiş selvi ormanının dünyada bir eşi benzeri yoktur. Toros Dağları yaygın Kızılcam, Karaçam, Sedir, Selvi ormanları ile kaplıdır.
İlçe arkeolojik eserler açısından da oldukça zengindir. Side Antik Kenti, bir benzeri bulunmayan Antik Tiyatrosu, Hamamı, Antik Su Yollarıyla; Seleueka antik kenti, Sırt Köyü sınırlarında bulunan antik yerleşim bölgesi ilginç kalıntı ve kaya mezarlarıyla; ve şimdiki adı Altınkaya Köyü olan Selge antik kenti, yıkılmış haldeki tiyatrosu, kral yoluyla ve diğer kalıntılarıyla çok önemlidir. Bunun yanında Beydiğin Köyü sınırları içerisinde yer alan va Kervanyolu üzerinde bulunan Selçuklu eseri olan Kargı Han çok ünlüdür
GEZİLECEK YERLER
Manavgat Şelalesi
Manavgat ilçesinin 3 km. kuzeyinde bulunan şelale, ilçe ile aynı adı taşır. Şaşırtıcı bir yükseklikten dökülmesine karşın geniş bir alan üzerinde gürül gürül akışı ile görülmeye değer bir manzara oluşturur. Şelalenin hemen yanı başında doğa ile iç içe piknik yapılabilir ve çevresindeki lokantalarda taze balık yenilebilir.
Antik Kentler
Side:Manavgat'a 7 km uzaklıkta olan Side tarihi bir yerleşim merkezidir. Tarihçiler tarafından İ.Ö. 1405'te kurulduğu ifade edilen Side, İ.Ö. VI. y.y ın yarısından itibaren, sırası ile, Lidyalıların, Perslerin, İskender'in, Antiogonos'un, Ptolemaiosların egemenliğini tanımıştır.
İ.Ö. 215 ten sonra Suriye Krallığı'nın denetiminde imar edilip bir bilim ve kültür merkezi haline getirilen kent İ.Ö. Apameia barışı ile Bergama Krallığı'na bırakılmıştır, daha sonra Doğu Pamphilya bölgesi ile birlikte bağımsızlığını koruyarak büyük bir ticaret donanmasıyla refaha ve zenginliğe kavuşmuştur.İ.Ö. 78 den sonra Roma egemenliğinde bulunan Side, daha sonra Bizans egemenliğine girdi. İ.S. V. y.y. ve VI. y.y. larda Psikoposluk merkezi olan Side en parlak devrini yaşamıştır.
Eşsiz bir işçiliği olan kentin ana kapısı iki kule arasındadır. Side kentinde iki ana cadde vardır. Bu caddeler Antik Çağın sütunlu caddelerine örnektir. Kent kapısını geçtikten sonra yassı taşlarla döşeli alan bu caddelerin başlangıç yeridir. Bu caddelerin her iki yanında sütunlu portikler ve onların arkasında dükkanlar bulunmaktadır.Surun dışında, kent kapısını karşısında Anadolu'nu en büyük tarihi çeşmesi "nymphaeum" vardır.Bu çeşmenin önünde geniş bir havuz yeri alır. Tiyatrodan sonra geniş bir caddeden geçip anıtsal bir yapıya varılır. Bu yapı boyutları 100x100 m. olan agoradır.
Kentin Pazar yeri olan agora portiklerle çevrilidir ve üç yanında dükkanlar yer alır. Agoranın güneyindeki cadde üzerinde, üç salondan oluşan ve dört tarafı portiklerle çevrili Gymnasium vardır. Kuzey- güney doğrultusundaki ana cadde de Roma Döneminde yapılan kemerli bir yapı vardır.Side kentinin tiyatrosunun mimarlık tarihi açısından önemi diğer roma tiyatroları gibi dağ yamacına değil kemerli mekanlar üzerine kurulmuş olmasıdır.Cavea, oskestra ve scene olmak üzere üç bölümden oluşan tiyatro, Pamphylia tiyatroları içinde en büyük ve anıtsal olanıdır ve 20.000 seyirci alacak büyüklüktedir.
Side'nin surları dışında geniş mezarlıklar yer alır ve bunların en önemlisi olan Batı Negropolü 1,5 km. uzaklıktadır. Side'de ayrıca tapınaklar ve su kemerleri vardır. Tapınaklardan en önemlileri Athena, Apollon ve Men tapınaklarıdır. Side'nin suyu yaklaşık 25 km. mesafeden, Oymapınar baraj gölü içinde bulunan dumanlı kaynağından getirilmiştir. Bu su taşıma sistemi kimileri iki katlı olan on su kemerinden oluşur. En büyüğü Oymapınar yakınında olup 40 gözlüdür.
Büyük bir Roma Hamamı bugün müze haline getirilmiştir ve bölgenin en güzel arkeolojik eserler kolleksiyonunu barındırır. XIII. y.y. da Selçuklu'ların XIV. y.y. da ise Hamitoğulları ve Tekelioğullarının, XV. y.y. da kesin olarak Osmanlı egemenliğine geçik kent bu dönemlerde yerleşim yeri olmamıştır.Halen, Roma ve Bizans dönemlerinin yapı ve özelliklerini taşıyan kent surlarının bir çok yeri yıkılmışsa da kara tarafındaki surların hemen tümü ayakta kalabilmiştir.
Selge:Serik'in 35 km. kuzeyinde, Torosların güney yamacında, Köprü Çayı (Eurymdon) yakınlarında eski bir dağ kenti olan Selge'ye Köprülü Kanyon Milli Parkı'ndan sonra dik virajlı, 14 km.lik stabilize yoldan gidilir. Doğa güzelliği bakımında çok zengin olan köprülü kanyondan geçen yol üzerinde Göreme'deki Peri bacalarına benzeyen ve bütün dağ yamacını kaplayan oyuntulu kayalar vardır.Psidia'ya bağlı olup sonradan Pampheylia sınırları içine alınan kent sırasıyla Lidya, Pers, İskender ve Roma yönetimlerinde kalmıştır.
Kuzeydeki 5 kapılı ve 45 basamaklı tiyatrosu önemli anıtıdır. Kayalığa oyulmuş tiyatronun güneyinde stadium ili gymnasium, batısında tavanı kartal motifi ile süslü İon tipinde bir tapınak göze çarpar.Stadium'un güneyinde Çeşme ve Agora bulunmaktadır. Kentin güneybatısına uzanan surların kuzeyinde Artemis ve Zeus anıtları ile necropol yer almıştır.
Seleukia:Side'nin 23 km. kuzeydoğusunda Sinler Köyü'ne ise yaya olarak bir saat uzaklıkta bulunan bu antik kent Selevkoslar tarafından kurulmuştur. Antik kentin özellikle çam ormanlarının süslediği çok güzel bir doğa görünümü vardır. Bir tepe üzerine oturtulmuş olan kent tüm ovayı ve denizi gözler önüne serer.Kentin gelişmişliğinin göstergesi olarak iki katlı agorası, bazilikası, sarnıç ve kanalizasyon sistemi sayılabilir. Kent kazıları sırasında çıkarılan mozaikler bugün Antalya Müzesi'nde sergilenmektir.
Etenna:Manavgat'ın 29.km kuzeyindeki Etenna, bugünkü Sırt Köyü'nün üst tarafına düşen tepe üzerine kurulmuştur. Bizans devrinde psikoposluk merkezi olduğu sanılan kentin tepesinde Akropal kentin en yüksek ve en iyi korunan yeri ve yamaçlarında yer alan, çevresi surlarla çevrili teraslardan ibarettir. Kentin güneyinde ise Herron (yüceltilmiş bir ölü için yapılan mezar) vardır. Bunlardan başka bazilika, agora, kilise, hamam ve sarnıçlar önemli tarihi kanıtlardır.
Hanlar
Alarahan:Manavgat'dan sonra batıya doğru gidince 9 km sonra Alarahan'a varılır. 13. y.y. da Selçuklular tarafından Konya ile güney kıyılarının başkenti Alanya arasındaki ticaret bağlantısı sağlamak için inşa edilmiştir. Bu kervansaray ile seyahat edenlerin ve tüccarların güvenli ve konforlu konaklamaları ve dinlenmeleri sağlanmıştır.
Yaylalar
Köprüçayı Vadisinin ikiye ayırdığı Torosların üzerinde birçok yayla bulunmaktadır.En önemlileri Güğlenpınar ve Beloluk Yaylaları, Avanos Beliği, Tefekli Bölgesinde Gücer Yaylası, Kesikbeli, Akçaalan Yaylası, Topalceviz, Alıç ve Demre Yaylaları, Dumanlı Yaylası ile Bozburun Dağı eteklerindeki İkiz Yaylasından oluşur. Köy halkının büyük çoğunluğu yazın yaylalara göçer.
ULAŞIM
Manavgat Otogarı'nda Varan, Kamil Koç, Pamukkale ve Metro gibi belli başlı otobüs işletmelerinin temsilcilikleri bulunuyor. Antalya-Manavgat arasında yarım saatte bir otobüs var. Bu yol, 75 km. İstanbul -Manavgat ise 800 km. Bu demektir ki, eğer İstanbul'dan hareket ediyorsanız en az 12 saatiniz yolda geçecek. Ankara-Manavgat arası 620 km. Kuşadası-Manavgat arası ise 540 km. .
NE YENİR
Akdeniz mutfağı, Güneydoğu Anadolu mutfağı yaygın. Yöreye özgü sebzeli et yemekleri, türlüler, kebap çeşitleri pek çok restoranın olmazsa olmazı durumunda
MANAVGAT'DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Dünyada eşi benzeri olmayan Altınkaya Köyünde bulunan Selvi ormanlarını gezebilirsiniz.
-Side antik kentini ve antik tiyatrosunu gezebilirsiniz.
-Muhteşem Manavgat Şelalesini görebilirsiniz.
-Athena, Apollon ve Men tapınaklarını gezebilirsiniz.
-Roma hamamını görebilirsiniz.
-Side müzesini ziyaret edebilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİEmniyet Müdürlüğü +90 242 241 22 81
Sorgun Taksi +90 242 746 26 05
Demir Döviz +90 242 742 49 92
Sezar Rent A Car +90 242 988 21 64
Ayışığı Restaurant +90 242 753 14 00
Akyol Deniz Malzemeleri +90 242 746 84 20
Özel Akdeniz Hastanesi +90 242 746 00 13
Görgeç Kuaför +90 242 742 08 25
Amor Turizm +90 242 753 36 29
Kaktüs Bar / Disco +90 242 756 91 67
Famous-Tour +90 242 311 56 59
KUŞADASI
Kuşadası, bugün Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Bunun nedenlerini değerlendirirken, zengin tarihi çevrenin ve eşsiz planların varlığının yanısıra, bölgenin iklim koşullarını da belirmemiz gerekmektedir. Kuşadası, hemen önünde başlayan kumsal kıyıları ile her şeyden önce bir plaj merkezidir.
Tusan, Akyar, Otuzbir, Kadınlar Denizi, Aslan burnu, Karaova, Güzelçamlı, Büyük ve Küçük Kalamaki, İlyas Ağa, Dipburun, Tavşanburnu plajları gibi temiz kumsallar kuzey ve güneye doğru kilometrelerce uzar gider. Kumsal şeritlerinin toplam uzunluğu 20 kilometrenin üzerindedir. Geniş kumsalların yanısıra derinlikten hoşlananlar için, dalmaya elverişli kayalık koylar da Kuşadası’ndadır
GEZİLECEK YERLER
Güvercinada : 19 yy.da Mora ayaklanması sırasında adalardan gelebilecek saldırılara karşı karakol olarak Osmanlılar tarafından yapılmıştır. .
Kruvaziyer ve Yat Limanları : Kuşadası'nda turist gemilerinin yanaştığı iki adet iskele ve ayrıca 650 yat kapasiteli yat limanı bulunmaktadır. Kuşadası Limanına her mevsim gemiler yanaşmaktadır. Kuşadası limanından Yunan Adası olan Sisam (Samos)'a bahar ve yaz aylarında (1 Nisan - 20 Ekim arası her gün) düzenli olarak yolcu motor seferleri yapılıp, kış aylarında bu seferler charter olarak değişir. Limanda günübirlik ve saatlik piknik turu yapan yolcu motorlar mevcut olup, Mavi Tur yapan yatlar da yat limanında bulunmaktadır.
Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı : 1618 yılında Sadrazam Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Dış duvarlarda görülen top delikleri şehrin korsan saldırılarına karşı korunması amacıyla yapılmıştır. Kale İçi Camii : 1618 yılında Sadrazam Öküz Paşa tarafından yaptırılmıştır..
Plajlar : Kuşadası'nda bulunan plajlar; Kadınlar Denizi Plajı,Güvercin ada Plajı,Yılancı Burnu Plajı, Yavan su Plajı, Kuştur Plajı, Kara ova Plajı, Güzelçamlı Plajı, Sevgi Plajı, Kalamaki Plajıdır. .
Kaplıcalar : Çıban (Yavan su ) Kaplıcası, Venüs Kaplıcası, Güzelçamlı kaplıcası Kuşadası'nın önemli kaplıcalarıdır.
Mağaralar : Karaca Mağarası
ULAŞIM
Aydın otoyolundan Torbalı- Selçuk yönünde 90 dakikada Kuşadası’na varılıyor. İstanbul’dan gelenler, İDO ile varılan Bandırma’dan Balıkesir- Manisa- İzmir üzerinden gidebilirler. Bandırma- Kuşadası 350 km. Ayrıca Varan Turizm’in Bandırma üzerinden, İDO bağlantılı, İstanbul- İzmir otobüs seferleri var. Ankara’dan, Afyon- Salihli- İzmir üzerinden Kuşadası 665 km. Kuşadası’na en yakın havaalanı İzmir Adnan Menderes Havaalanı. Kuşadası’na uzaklığı 80 km.
NE YENİR
Sayısız Resturantlarda klasik yemeklerin dışında yöresel yemeklerinde tadına bakabilirsiniz.
-Keşkek
-Yuvarlama
-Paşa böreği
-Kulak çorbası
-Pelvize tatlısı
-Yeşil Kabak Salatası
Kuşadası yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur......
KUŞADASI'NDA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Kadınlar Denizi Plajı,Güvercin ada Plajında denize girme keyfini yaşayabilirsiniz.
-Öküz Mehmet Paşa Kervansarayını ziyaret edebilirsiniz.
-Güvercin adayı gezebilirsiniz.
-Dilek Yarımadası Milli Parkını gezebilirsiniz.
-Mavi tura katılabilirsiniz.
-Çıban (Yavan su ), Venüs ve Güzelçamlı kaplıcalarından faydalanabilirsiniz.
-Tabii ki Efes harabelerini gezebilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİ
Emniyet Müdürlüğü +90 256 614 13 82
Beykoz Restaurant +90 256 622 09 51
Kuşadası Turizm Danışma +90 256 614 11 03
Devlet Hastanesi +90 256 618 24 14
Kuşadası Öğretmenevi +90 256 612 38 88
Ada Taksi +90 256 614 26 96
Medusa Rent A Car +90 256 613 09 75
Coral Hill Otel (MEB) +90 256 622 05 34
Ada Vegas Turizm +90 256 614 43 74
Otogar +90 256 614 39 81
KÖYCEĞİZ
Ayrıca ilçenin Sultaniye Köyü’nde mevcut olan Sıcak-Soğuk Termal Kaplıcaları, sağlık turizmi bakımından önemli bir merkez teşkil etmektedir. Diğer taraftan Yayla Köyü ve kuzeyindeki Gökçeova, safari turizmi ile ilgi görmektedir. Çandır Köyü Horozlar mevkiinde çamur banyoları ve tesisleri bulunmaktadır.
Köyçeğiz'in Akdeniz kıyısında bulunan köyü Ekincik Koyu, uzun plajı, nefis koyu ve yat limanıyla, su sörfü, su kayağı ve yüzme için elverişli yerlerden biridir.
Köyceğiz Gölü, Dalyan Kanalı, kaplıca ve çamur banyoları, 10 km. uzaklıktaki 800 m. rakımlı Ağla Yaylası, Şelale, Yuvarlakçay görülmeye değer yerlerdir. Dalaman Çayı, rafting ve trekking için önemlidir. Ağla Yaylası için yayla turizmi çalışmaları sürdürülmekte olup ayrıca göl çevresinde, Köyceğiz-Dalyan arasında bisiklet parkuru için alt yapı çalışmaları yapılmaktadır.
Köyceğiz Gölü’nün batısında Ölemez Dağı doğusunda Sultaniye Köyü sınırları içinde, kıyı boyunca çok sayıda termal kaynaklar vardır. Turizm ve Sağlık Bakanlığı’nca uzmanlara yaptırılan araştırma ve incelemeler sonucu çok sayıda ılıca-kaplıca ve içme kaynakları tespit edilmiştir. Bu termal kaynakların en önemlileri ve sağlık amaçlı olarak işletilenleri, Hasan Çavuş Ilıcası ve Kokar Girme denilen kaplıcalarıdır
GEZİLECEK YERLER
Antik kentler
Kaunos Harabeleri: İlk yerleşimin M.Ö. 1000 yıllarına kadar indiği kabul edilir. Likya, Karya ve Romalılar buraya yerleşenler arasındadır. Burada Akropol ve surları, tiyatro, Roma hamamı, kazılarda ortaya çıkan yuvarlak çeşme, tapınak ve agora görülebilen kalıntılardır.
Kaya Mezarları: Köyceğiz gölünü Akdeniz'e bağlayan Dalyan Kanalı kenarındaki kaya mezarları M.Ö. 4. yy.a tarihlenmektedir.
Camiler ve Türbeler
Menteşe devrinde yapılmış bir cami bulunmaktadır. Benliler Türbesi, Nasuh Dede Türbesi ve Kargın Kürü Türbesi görülmeye değer dini yerlerdir.
Köprüler
Akköprü: Doğal güzelliği ve tarihi değeri ile görülmeye değer yerlerden biridir. Akköprü kendi adı ile anılan köyün içinde Dalaman çayı üzerinde yapılmıştır. Bizanslılar tarafından yapıldığı tahmin edilen köprünün üzerinde birkaç su kemeri bulunmaktadır.
Mesire Yerleri
İlçeye uzaklığı 1 km. olan Kulak Menre Yeri, ilçenin içme suyunun bağlandığı Acılık kaynağının bulunduğu Ağla Kamp Yeri ile Toprak su kampı belli başlı mesire yerleridir.
Kaplıcalar ve İçmeler
Sultaniye Kaplıcaları ve İçmesi: M.Ö. 100 yıllarında Kaunoslular tarafından işletilmiştir. Daha sonra Bizanslılar zamanında yeni eklemelerle genişletilen bu tarihi kaplıcanın kalıntıları bugün gölün içinde kalmıştır. Romatizma, nefrit, ruhsal yorgunluk, cilt ve kadın hastalıkları, böbrek ve idrar yolları hastalıkları için önerilmektedir. Köyceğiz' den kısa bir karayolu yolculuğu ile ulaşılabildiği gibi, gölden motorla gitme keyfide yaşanabilir.
Plajlar
Ekincik Koyu: Köyceğiz’in 40 km. güneybatısında olan koya karadan ve denizden her zaman ulaşabilmek mümkündür. Doğal bir liman olan Ekincik Koyu’na günde ortalama 50-60 yat demirlemektedir. Mavi yolculuğun en önemli duraklarından biri olan koy, iri kumlu plajı ve temiz denizi ile yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekmektedir.
Dalyan Boğazı: Dalyan’da Köyceğiz gölünü Akdeniz’e bağlayan tekne turuna katılanlar, nereden girilip nereden çıkıldığı belli olmayan daracık koridorlar arasında dolaşmakta, rotanın sağında ve solunda metrelerce uzunluktaki kumsalları ve çam ormanları içindeki koyları görebilmektedirler.
ULAŞIM
Hava yolunu kullananlar için Köyceğiz'den en yakın Dalaman Havaalanı 27 km uzaklıkta bulunuyor. Karayolunu seçenler İzmir Muğla yönünden önce Gökova'ya, Sakar geçidinden inince Antalya yönüne Marmaris sapağından 26 km devam ederek ulaşabilirler.
NE YENİR
Yöresel yemekleri tercih edebilirsiniz.
-Tavuk Dolması
-Sacda Kavurma
-Gözleme
-Yöreye Has Balık Ürünleri
Köyceğiz yöresine özgü yemeklerdir
Meraklısına duyurulur......
KÖYCEĞİZ'DE NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Sultaniye Köyü’ndeki kaplıcalardan şifa bulabilirsiniz.
-Gökçeova'da safari yapabilirsiniz.
-Çandır Köyü Horozlar mevkiinde eğlenceli bir çamur banyosu yapabilirsiniz.
-Ekincik Koyu'nda su kayağı yapabilirsiniz.
-Dalaman Çayında rafting ve trekking yapabilirsiniz.
-Kaunos Harabelerini,ve Kaya Mezarlarını görebilirsiniz.
-Göl-Dalyan Kanalları, İztuzu Plajı tekne turlarına katılabilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİ
Emniyet Müdürlüğü +90 252 262 37 66
Alibaba Restaurant +90 252 262 10 30
Köyceğiz Turizm Danışma +90 252 262 47 03
Devlet Hastanesi +90 252 262 47 18
Köyceğiz Öğretmenevi +90 252 262 47 12
Defne Rent A Car +90 252 692 43 42
Belediye +90 252 262 47 64
Otogar +90 252 262 46 87
Kemer
Kemer’ in başta gelen çekiciliklerinden birisi doğal güzelliğidir. Deniz, orman ve dağlar bir noktada birleşmektedir. Denizin berraklığı, ormanın yeşilliği, deniz dalgalarının çam ağaçlarına kadar uzanmasıve çam ağaçlarının plajlarda gölgelik olarak kullanılması oldukça cazip gelmektedir. Beldibi mevkiinden başlayarak Tekirova’ ya kadar olan tüm kıyı tamamen doğal plajdır. Girintili çıkıntılı kıyılarında birçok koy ve küçük doğal limanlar bulunur. Kemer merkezinde bulunan plajlar Belediye plajı, yat limanı yanında bulunan Ayışığı Plajı'dır. Antik kentin hala ayakta durduğu ve milli park olan Phaselis plajı gibi yerlerde rahatlıkla denize girmek mümkündür. Konaklama tesislerinin havuz ve plajlarından da ücret karşılığı yararlanmak mümkündür. Kemer’den yakınında bulunan Olympos ve Phaselis antik kentlerine ulaşmak mümkündür. Son yıllarda Söğüt Cuması, Altınkaya, Dereköy gibi yüksek yerlere safari turları da oldukça ilgi çekmektedir
GEZİLECEK YERLER
Kemer'in başta gelen çekiciliklerinden birisi doğa güzelliğidir. Deniz, orman ve dağlar bir noktada birleşmektedir.Örneğin deniz dalgalarının çam ağaçlarına kadar uzanması ve çam ağaçlarının plajlarda gölgelik olarak kullanılması oldukça cazip gelmektedir.Denizin berraklığı, ormanın yeşilliği Kemer'de bir başka güzelliktir.
Yakınında Faselis, Olympos gibi antik bölgelerin de bulunması bir başka çekiciliktir. Kemer'den Faselis ve Olimpos'a denizden ve karadan ulaşmak mümkündür.Son yıllarda Söğüt Cuması, Altınyaka Dere Köyü gibi yüksek yerlere safari turları da çevre çekicilikleri arasında yer almaktadır.
Ayrıca yöredeki diğer çekicilikleride mağaralarıdır. Bu mağaralardan Beldibi mağarası Antalya'nın 27 km. güneybatısında deniz kenarındadır.Tarih öncesi çağlara ait kalıntılar bulunmuştur.Bir diğer görülmeye değer mağara ise Molla Deliği mağarası olup, Kemer'in batısında yükselen Tahtalı Dağ'ın doğu yamacında yer alır. Bu mağaraya Kemer-Kumluca karayolu üzerinde bulunan Aşağı Kuzeydere veya Tekirova köylerinden ancak yaya olarak gidilebilir.Her iki köyden de 3.5-4 saat yürümek gerekmektedir.
Antik Kentler
Phaselis: Antalya - Finike karayolunun 58 km.'sinde bulunmaktadır. Kemer'e 15 km. olan Phaselis kentine deniz yoluyla da ulaşmak mümkündür. Lykia'nın doğu kıyısı şehirlerinden olan Phaselis'in M.Ö. VI. yüzyıla ait ilk Helenistik çağın ticaret limanlarından biri olduğu sanılmaktadır.
Romalılar döneminde piskoposluk merkezi olmuştur. Üç limandan oluşan Phaselis'in doğusundaki limanın kalın duvarları halen çok iyi durumdadır. Ön ve batı kısmı kumlar altında kalan batı limanı ise denize girmek için çok uygundur.
Phaselis'de bu gün toprak üstünde bulunan kalıntıların büyük bir bölümü Roma devrinden kalmıştır.Bu kalıntılar; liman, kale duvarları, Zeus Mabedi, Kral Antonius Caravella yolu, ayrıca yirmi sıralı tiyatro kalıntıları bulunmaktadır.
Yarımadanın boyun kısmını kapsayan cadde muhteşemdir. Güney limandan başlayıp şehir kapısına kadar uzanır. Bu caddenin genişliği ve kısalığı yüzünden, zaman zaman stadyum olarak da kullanıldığı sanılmaktadır. Çünkü tarih Phaselis'de iki önemli atletizm karşılaşmasının yapıldığı yazar.
Agoranın yanında iki tapınak bulunmaktadır. Bir tanesi Phaselis için çok önemli bir tanrı olan 'athena polias' adına yapılmıştır. Diğeri ise 'heista' ve 'Hermes' içindir. Bu tapınaklardan Athena'da Homer 'in mitolojik kahramanı Acchileus'un bronzdan; yapılmış mızrağı bulunmaktaydı. Caddenin kenarlarında bina harabelerine, bir kilise ile bu harabelerin arasında piskopos evlerine rastlanmaktadır.
Şehirin su ihtiyacını karşılayan su kemerleri Roma stili inşaa edilmiş olup hala çok iyi bir durumdadır.
Phaselis'de çıkan bazı tarihi eserlerin bulunduğu bir de müze mevcuttur. Ayrıca burası tarihi zenginliğinin yanı sıra sığ bir koy, ince kum ve ormanı, dağ, deniz birleşmesinden oluşan ideal bir ören ve plaj yeri olarak da dikkati çekmektedir.
Olympos:Antik Likya'nın en önemli liman kentlerinden olan Olympos, tarih boyunca mitolojiye konu olmuştur. Konumunun elverişliliği nedeniyle korsanların barınağı olan Olympos, bugün sahip olduğu tarihsel değerleri, 3200 m'lik muhteşem sahili, endemik bitkileri, Caretta caretta'ları Khimaira'sı, tüm sportif etkinliklere olanak veren muhteşem doğası ve pansiyon olarak kullanılan meşhur ağaç evleri ile tüm dünyaca bilinmektedir.
ULAŞIM
Her on dakikada bir Antalya Otogarı"ndan Kemer"e araç bulunabilir. Karayolu denize paralel olduğu yerlerde çok virajlı, manzara çok güzel ama sürücülerin çok dikkatli olması şart. Gece saatlerinde Kemer"e uzanan yollar oldukça karanlık.. .Kemer"den Antalya Finike yolunu kullanarak Ege"ye, Burdur istikametinden E-5 karayolu ile İstanbul, İzmir ve Ankara"ya gidebilirsiniz
NE YENİR
Klasik yemeklerin dışında yöresel yemekleride deneyebilirsiniz.
-Taze fasulye
-Yoğurtlu kızartma
-Gözleme
-Çipura,Levrek ve Alabalık
-Susamlı omlet
Kemer yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur......
KEMER'DE NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Çam ağaçlarıyla ünlü Kemer plajlarında denize girme keyfini yaşayabilirsiniz.
-Altınkaya, Dereköy gibi yüksek yerlere düzenlene safari turlarına katılabilirsiniz.
-Beldibi Mağrasını, Faselis, Phaselis ve Olimpos antik kentlerini gezebilirsiniz.
-Çıralı'daki yüzyıllardır yanan alevi görebilirsiniz.
-Teknelerle Mavi turlara katılabilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİEmniyet Müdürlüğü +90 242 814 15 46
Dörtler Restaurant +90 242 814 56 35
Kemer Turizm Danışma +90 242 814 11 12
Devlet Hastanesi +90 242 814 15 50
Ayışığı Deniz Malzemeleri +90 242 814 24 86
Kemer Taksi +90 242 814 15 20
Ray Rent A Car +90 242 814 48 14
ŞATO 44 BAR +90 242 824 93 63
CALYPSO DALIŞ HİZMETLERİ +90 242 814 13 88
Otogar +90 242 814 15 03
KAŞ
İlçe merkezi, Kalkan ve Gelemiş Köyü'nde son yıllarda turizm, hızlı bir şekilde gelişmektedir. Bu nedenle turistik tesislerin sayısı hızla artmaktadır. Kaş özellikle dalgıç turizmi bakımında ülkemizin önde gelen merkezlerinden biridir.
Meis Adası'na en yakın noktayı oluşturan Kaş'ta tarihi eserleri ve doğa güzellikleriyle önemli turizm potansiyeli vardır. Bir dil gibi denize uzanan Çukurbağ Yarımadası üzerinde yeni yapılmış modern oteller yarımadayı süslemektedir. Kaş'ın içinde tertemiz sularıyla Büyük Çakıl Plajı, Küçük Çakıl Plajı ve Akçagerme Plajı gibi plajlar vardır. Ayrıca kayıkla Çayağzı Plajı'na da gidilebilir.
Kaş'ın etrafında yer alan 6 adet mağaradan Kaş'a 18 km. uzaklıktaki Mavi Mağara, Aşırlı Adası Deniz Mağarası, güvercinleri ile ünlü Güvercinlik Mağarası en ünlü olanlardır. Bu arada Kaputaş Plajı da bir dünya harikasıdır.
Kaş zengin tarihi yanında gün geçtikçe daha çok rağbet gören trekking, dağcılık, rafting gibi doğa etkinlikleri içinde sayısız olanaklar vermektedir. Doğa ile başbaşa olmak isteyenler için Gömbe'deki Yeşilgöl ve Uçarsu Şelalesi iyi bir seçenek oluşturmaktadır. Akdağ'ın dibinde bulunan Gömbe, Kaş'tan 70 km uzaklıktadır. Akdağ ise Batı Torosların Kızlar sivrisinden sonra en yüksek zirvesidir. Burada bulunan küçük göller dikkat çekicidir.
Gömbe'de Komba antik kenti ve buradan 13 km. uzaklıkta Nisa antik kenti vardır. Ayrıca Kaş içinde Kandyba antik kenti vardır. Bunların dışında Kaş'a 12 km uzaklıktaki Phellos antik kenti görülebilir.
Kaş çevresindeki önemli yerlerden biri de Kekova'dır. Kekova'ya Kaş'tan tekne ile gidildiği gibi karadan üç Üçağız'a gidilip kayıkla da gezilebilir. Burada batık şehir görülebilir. Kaş'ın etrafında adı bilinen Istlada, Apollonia, İsinda, Kyaenai gibi antik kentler yanında ismi bilinmeyen birçok harabe yeri daha vardır. Pek çok adı ve geçmişi bilinen veya bilinmeyen tarihi eser mevcuttur. Örneğin Tüse Köyü'nün yakınındaki alçak bir tepe üzerinde Tysse adında küçük yerleşme görülür.
GEZİLECEK YERLER
Gömbe:Kaş'a 60 km. mesafede, Elmalı yolu üzerinde bulunur. Yol boyunca çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanlar adeta köyleri gizlemeye çalışır görünümdedirler.Gömbe, soğuk suları ve elma bahçeleriyle ünlü bir yayladır.
Turistik amaçlı hizmet veren konaklama merkezleri, yöreye ait kokulu otlardan hazırlanan geleneksel yemeklerin lezzeti , tabiatla bütünleşmenize yardımcı olacaktır.Bölgenin en yüksek dağı Akdağ (3024 metre) buradadır.Yeşilgöl ve Uçarsu, yaz sıcağından kaçmak, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için serin ve temiz havası ile ideal yerlerdir. Yöre, dağlardan toplanan kar ile yapılan dondurması ve kar şerbetiyle ünlüdür.
Kalkan (Kalamaki):Kaş'a bağlı belde olan Kalkan, Kaş'a 25 km. uzaklıktadır.Görülmeye değer bir koyun kıyısına kurulmuştur.Otelleri, pansiyonları, restoranları ve alışveriş mekanları ile her yıl binlerce turist çekmektedir.
Kalkan' ın mimari yapısı ve kent dokusu fazla bozulmamıştır.Yat limanı, uğrayan teknelerin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır. Çok sayıda güvercini barındırması nedeniyle Güvercinlik Deniz Mağarası olarak anılan mağara, Kalkan' a 2 km. mesafededir ve mağaraya teknelerle gidilebilir.
Saklıkent:Kaş'a 60 km. mesafededir. Bir doğa harikası olan Saklıkent Kanyonuna, ahşap 100 metre uzunluktaki bir köprüden geçilerek ulaşılır. Kanyonda hizmet veren lokanta ve alabalık çiftlikleri bulunur. Kanyonun uzunluğu 18 km. kadar olup, 6 kilometresi yürüyüş yapmak için çok uygundur. Yaz sıcağından kaçmak, serin sularda yüzmek ve ulu çınar ağaçlarının altında dinlenmek isteyenler için ideal bir yerdir.
Antik Kentler
Antiphellos:Antik kentten günümüze ulaşan eserlerin başında şehrin kuzeyinde kayalara oyulmuş mezarlar ile dört bir tarafa serpilmiş Likya lahitleri gelir. Lahitlerin en görkemlisi, bugün Uzunçarşı Caddesi'nde bulunan ve halk arasında Kral Mezarı olarak adlandırılan Likya Yazıtlı Anıt Mezar'dır (M.Ö.4.yy.).
Antiphellos'da bulunan önemli eserlerden bir tanesi de Kaş Antik Tiyatrosu' dur (M.Ö.1.yy). 4 bin kişilik seyirci kapasitesine sahip olan yapı M.S.2. yüzyılda onarım görmüştür. 26 basamaktan oluşan tiyatronun sahnesi yoktur ve yapının en önemli özelliği Anadolu'daki denize cepheli tek tiyatro oluşudur.
Tiyatronun kuzey-doğusunda Akdam olarak adlandırılan dor tipinde M.Ö. IV. yüzyıla ait ev tipi bir mezar vardır.Yapı, doğal kaya kesilerek yapılmıştır. 3.5 metre yüksekliğindedir ve içerisinde elele tutuşarak dans eden 24 kız figürü bulunmaktadır.Hastane Caddesi üzerinde, dış yüzü muntazam kesme taş kullanılarak yapılmış olan Tapınak bulunur. Yapının temel taşlarının Roma Dönemi'nden kaldığı tespit edilmiştir.
Patara (Ovagelemiş):Kaş'a 41 km. mesafededir. Antik kent, limanın doğu yakasında geniş bir alana yayılmış durumdadır. Kent ve limanı, yaklaşık 3 km. uzunluğundaki vadinin girişindedir. Patara Limanı, Xanthos (Eşen) Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolunca bugünkü görünümünü almıştır. Kentin adından ilk kez Herodotos söz eder. Rivayete göre Patara, kentin kurucusu, Su perisi Lykia ile Apollon'un doğduğu yerdir. Şimdilik şehrin tarihi M.Ö. VI. ve V. yüzyıla kadar çıkarılmaktadır.
Şehir Bizans Dönemi'nde de önemli bir konum edinmiştir. Zira 'Noel Baba' olarak adlandırılan Saint-Nicholas Patara'lıdır. Hz. İsa'nın havarilerinden Saint Paul, Roma'ya gitmek için Patara'dan gemiye binmiştir ve Patara, Erken Hiristiyanlık Dönemi'nde Piskoposluk merkezi olmuştur.
Patara'ya girilirken yol üzerinde Likya tipi Roma Devri mezar anıtları görülür. Girişte üçgözlü Zafer Takı, sular altında kalmış üç nefli Liman Kilisesi ve Hurmalık Hamamının kalıntıları vardır.
Bunun 100 m. ilerisinde son kazılarda Likya şehirleri arasındaki mesafeyi gösteren yol kılavuzu bulunmuştur. Klavuz, Dünya karayollarının en eski ve en kapsamlı yol levhasıdır. Antik kentte yer alan Vespasianus Hamamı M.S. 69-79 yılında inşa edilmiştir. Hamamın yanındaki patika izlenirse, Patara' nin mermer döşeli ana caddesine ulaşılır. Caddenin ilerisinde Bizans Kalesi'nin geniş duvarları ile karşılaşılır. Bu kalenin doğusunda Korint Tapınağı ve baıi ucunda Bizans Kilisesi yer alır.
Patara Tiyatrosu (M.Ö.2.yy.) bir yamacın eteğine kurulmuştur ve tahmini 10.000 kişiliktir. Tiyatronun kumla kaplı olan bölümleri temizlenmiş ve yapı ortaya çıkarılmıştır. Patara antik kentinde yapılan arkeolojik kazı çalışmaları devam etmektedir.
Patara Plajı, 18 km. uzunluğu (en dar 280m. en geniş bölümü 1500 m. ulaşan ölçümü) ile Türkiye'nin en uzun kumsalına sahip plajıdır. Çevre Bakanlığınca 'Özel Çevre Koruma Bölgesi' ilan edilen Patara plajı, Caretta-Caretta deniz kaplumbağalarının üreme alanıdır. Bölgede, Caretta-Caretta' ların üreme dönemlerinde kaplumbağaların ekolojik ortamlarının devamı için, koruma tedbirleri titizlikle uygulanmaktadır.
Turistik bir yöre olan Patara' da çok sayıda konaklama tesisleri, otel, motel, pansiyon, alışveriş merkezleri ve leziz yöresel yemeklerin yapıldığı restoranlar bulunmaktadır. Ayrıca seracılık da büyük gelişim kaydetmiştir.
Xanthos:Kaş'a 45 km. mesafede Kinik beldesindedir. Eşen Çayı'nın doğu kıyısında kurulmuş, Likya Birliği'nin başkentidir. Kentin akropolisinden elde edilen yüzey buluntuları yerleşme tarihinin M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzandığını ortaya koyar.
Antik kentteki ilk araştırmalar 1838'de İngiliz Charles Fellows tarafından yapılmıştır ve ne yazık ki görkemli mezar anıtları, Nereidler Anıtı, Harpyler Anıtı, Payave lahdi, Aslanlı Mezar, British Museum'a kaçırılmıştır.
Kent surları Roma ve Bizans Dönemleri'nde onarılarak çeşitli ilavelerle güçlendirilmiştir. Güneyde, M.Ö. 2. yüzyıla ait kapı yer alır. Bu kapının arkasında İmparator Vespasianus'a ait dor düzenli Zafer Kemeri görülür.
Güneybatıda kentin ilk kurulduğu yer olan Likya Akropolisi vardır. Artemis'e ait olduğu düşünülen bir tapınağın kalıntıları ile bir Bizans Kilisesi akropoliste bulunur. Kuzeydeki Roma Akropolisinde ise görkemli bir manastır dikkati çeker. Tiyatro, Roma Dönemi'ne aittir ve 2. yüzyıla tarihlendirilir.
Felen Yaylası (Phellos):Kaş'a 12 km. mesafede Felen Yaylası üzerinde, çevreye hakim tepelerde kurulmuştur. Phellos M.Ö. IV. yüzyılda oldukça önemli bir kentti. Antiphellos şehri, Phellos'un limanı idi. Phellos şehrinin etrafını çevreleyen surlardan bir bölümü hala ayaktadır. Kentte yer alan rölyeflerle bezeli bir lahit, M.Ö. IV. yüzyıla ait diğer lahitler ve ev tipinde kayadan kesilmiş mezarlar kenti çevreler.
Belenli (İsinda):Kaş'tan 13 km. mesafede Belenli Köyünün hemen yakınındaki tepe üzerinde kurulmuştur. İsinda küçük bir Likya şehridir ve etrafı surlarla çevrilidir. Kentte yer alan akropolün ortasında Likya yazıtlı iki ev tipi mezar ilgi çekicidir. Ayrıca birçok kaya mezarı ile Roma Devri'ne ait Likya tipi lahitler günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.
Bezirgan (Pirha):Önemli bir yayla köyüdür. Pirha kalıntılarına köyden 20 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılır. Antik kent denizden 850 metre yüksekte kurulmuştur. Kaya mezarları çoktur ve yönleri denize doğrudur. Lahitler ise dağınık bir şekilde sıralanmıştır. Birçok heykel ve rölyef bulunmuş olup, Antalya Müzesi'nde sergilenmektedir.
Sütlegen (Nisa):Kaş'a 60 km. mesafededir. Önemli bir yayla köyüdür. Ören yeri, köyden 15 dakika mesafededir. Şehrin Likçe olan ismi Neiseus, tiyatronun duvarında yazılmaktadır. Nisa'da Likya ve Roma Devri'nden kalma tarihi kalıntılar bulunur. Bazı lahitlerin ön cephelerinde, mızrak, kalkan, kadın ve erkek tasvirlerine rastlanmıştır. Antik kentin Agorası ve tiyatrosu bulunur. Likya Birliği Devri'nde bastırılan sikkeler, Antalya Müzesi'nde sergilenmektedir.
ULAŞIM
Antalya- Kaş arası 192 km. Kaş ile Fethiye arası ise 110 km. Eğer Antalya'dan Kaş'a Gömbe üzerinden giderseniz yol üçte bir oranında uzuyor. Kaş ile Bodrum arası ise 400 km. Kaş'a karayolu ile varmak istiyorsanız, biraz sıkıntıyı göze almalısınız. Dağların denize dik uzanması, bölgeye yol yapımını güç bir hale getirmiş
NE YENİR
Akdeniz mutfağının yaygın olduğu Kaş beldesinde yöresel yemeklerin tadına bakabilirsiniz.
-Kırmızı Sulu Et
-Tarhana
-Erişte
-Çoban Salatası
-Höşmerim Tatlısı
-Sucuk Bulamacı
-Hibeş
Kaş yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur......
KAŞ'DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Güvercinleri ile ünlü Güvercinlik Mağarasına gidebilirsiniz.
-Kaş sularında dalgıçlık yapabilirsiniz.
-Bir dünya harikası olan Kaputaş plajında denize girme keyfini yaşayabilirsiniz.
-Gömbe'deki Yeşilgöl ve Uçarsu Şelalelerini görebilirsiniz.
-Üçağız'daki batık şehri görebilirsiniz.
-Yamaç paraşütü, ve su altı dalışları yapabilirsiniz.
-Yöreye özgü Kara kovan Balı ve Keçi boynuzu pekmezinden tadabilirsiniz.
-Kaş'a yakın antik kentlere gezi yapabilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİ
Emniyet Müdürlüğü +90 242 836 25 96
Ada Restaurant +90 242 836 23 79
Kaş Turizm Danışma +90 242 836 12 38
Devlet Hastanesi +90 242 836 11 85
Kaş Öğretmenevi +90 242 836 18 21
Kaş Taksi +90 242 836 19 33
Andifli Rent A Car +90 242 836 17 49
Likya Dalış Merkezi +90 242 836 12 70
Debi Seyahat Acentası +90 242 836 25 01
Otogar +90 242 836 19 49
KAPADOKYA
İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler'in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hırıstiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler bölgeyi Hıristiyanlar için devasa bir sığınak haline getirmiştir.
Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları'nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya'nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu'nun da önemli kavşaklarından biridir
GEZİLECEK YERLER
Zelve: Avanos'a 5 km, Paşabağlarına 1 km uzaklıktaki Zelve, Aktepe'nin dik ve kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Üç vadiden olaşan Zelve Ören Yeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir. Vadideki peribacaları sivri uçlu ve geniş gövdelidir.
Zelve, özellikle IX. ve XIII. yüzyılda hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş; aynı zamanda rahiplere ilk dini seminerler de bu yörede verilmiştir.
Çavuşin (Nicephorus Phocas) Kilisesi: Göreme-Avanos yolu kenarında, Göreme'ye 2.5 km uzaklıktadır. Oldukça yüksek tek nefli, beşik tonozlu, üç apsisli olan kilisenin narteksi yıkılmıştır. 964/965 yıllarına tarihlenmektedir.
Güllüdere (Aziz Agathangelus) Kilisesi: Çavuşin köyüne yaklaşık 2 km uzaklıktaki Güllüdere vadisinin en soldaki kolunda yer alır. Vadinin hemen başlangıcında, solda dik bir yamaç üzerine yapılmıştır.Nef, dikdörtgen planlı, düz tavanlı ve geniş tek apsislidir. VI.-VII. yüzyıla tarihlenen mimariye IX.-X. yüzyılda apsis ilave edilmiştir. Apsisteki iki ya da üç fresk seviyesi apsisin devamlı olarak boyandığını gösterir. Madalyon içinde tahtta oturan İsa'nın sağında ve solunda yer alan İncil yazarlarının sembolleri simetrik olarak resmedilmiştir. Düz tavan, kabartma olarak yapılmış, ortada daire içinde haç, kenarlarda ise palmiye motiflerinin arasında çelenk motifleriyle dekore edilmiştir. Bu şekilde haçı esas alan dekorasyonlar daha çok İkonoklastik Döneme aittir. Kapadokya'da yaşayan halkın haça karşı özel sevgisinden dolayı İkonoklastik Dönem sonrasında da sevilerek yapılan bir motiftir. Çünkü haç Kudüs'teki "Kutsal Haç"ı temsil etmekteydi.
Özkonak Yeraltı Şehri: Avanos'un 14 km uzağında yer alan yeraltı şehri, İdiş dağının kuzey yamaçlarına volkanik granit bünyeli tüf tabakalarının oldukça yoğun olduğu yere yapılmıştır. Geniş alanlara yayılmış olan galeriler birbirlerine tünellerle bağlanmıştır.
Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehirlerinden farklı olarak katlar arası haberleşmeyi sağlayacak çok dar ve uzun delikler bulunmaktadır. Düzgün oyulmuş odaların girişleri kapatıldığında havalandırma da bu dar (5cm) ve uzun deliklerle sağlanmıştır. Yine diğer yeraltı şehirlerinden farklı olarak sürgü taşından sonra, tünel üzerine (düşmana kızgın yağ dökmek maksadıyla) delikler oyulmuştur.
Özkonak yeraltı şehrinde Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehrinde olduğu gibi hava bacası, su kuyusu, şırahane ve sürgü taşları bulunmaktadır.
ULAŞIM
Nevşehir'e ulaşım en çok karayoluyla sağlanıyor. Yöreye uzanan yollar genel olarak iyi durumda... En önemli karayolu bağlantısı Ankara-Kayseri.
Bölgeye gitmek için İstanbul 'dan yola çıkmışsanız, otobanı izleyerek keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. İstanbul – Nevşehir, İzmir – Nevşehir, Ankara – Nevşehir güzergahlarında her gün araç bulunabiliyor. Nevşehir Kapadokya ve Lüks Göreme Turizm gibi yerel firmaların bu güzergahlarda çok sık seferleri var. Yörenin büyük yerleşim birimlerine uzaklıkları ise şöyle: İstanbul-Nevşehir arası 730 km, İzmir-Nevşehir arası 763 km, Ankara- Nevşehir arası 276 km
NE YENİR
Klasik yemeklerin dışında yöresel yemeklerinde tadına bakabilirsiniz
-Sütlü çorba
-Nohutlu yahni
-Gendime
-Ayva dolması
-Dolaz
-Testi kebabı
-Düğün yemeği
Kapadokya yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur......
KAPADOKYA'DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Zelve vadisin gezerek buradaki peribacalarını görebilirsiniz.
-Çavuşin, El Nazar ve Güllüdere kiliselerini ziyaret edebilirsiniz.
-Öz konak Yeraltı Şehrini keşfedebilirsiniz.
-Balon sefası yaparak unutulmaz anlar yaşaya bilirsiniz.
-Göreme ve kaymaklı ören yerlerini gezebilirsiniz.
-Nevşehir ve Ürgüp müzelerini ziyaret edebilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİKapadokya Hastanesi +90 384 212 15 50
Nevşehir Otogar +90 384 213 40 25
Micro Restaurant +90 384 341 51 10
Hanedan Restaurant +90 384 511 50 06
Kapadokya Rent A Car +90 384 341 88 38
ARMAĞAN DİSKO BAR +90 384 341 40 60
Perisia Disko +90 384 341 29 30
Hisar Taksi Durağı +90 384 343 33 45
Göçek
Beldede büyük ve uluslararası yat turizmi açısından önem arzeden dört marina bulunmaktadır. Beldenin en önemli özelliği son derece korunaklı ve geniş bir körfez içerisinde yer alan ada ve koyları bünyesinde barındırmasıdır. Bunların doğal sonucu olarak gelişmiş bir yat turizmi potansiyeline sahiptir. Özel Çevre Koruma altında olan Göcek merkez ve çevresinde çok katlı inşaat izni olmaması sebebi ile konaklamak için 2 katlı otel, motel , apart ve pansiyonlar bulunmaktadır. Bir turizm beldesinin sahip olması gereken tüm alt yap, donanım ve mekanlara sahip olan Göcek 'in en önemli özelliği alışıla gelmiş tatil beldelerine göre sakin ve huzurlu bir yer olmasıdır
Foça
Foça, Ege Bölgesinde, İzmir iline bağlı bir ilçedir. İzmir Körfezinin doğu ve kuzey kanadını teşkil eden Foça, körfezin batı kanadında yer alan Karaburun ile karşı karşıyadır. Güney, batı, kuzey tarafları Ege denizi ile çevrili bir yarımada üzerinde olan Foça’nın güney doğusunda Menemen, kuzey doğusunda Aliağa ilçeleri vardır
Foça önlerinde yer alan, altı adet ıssız ada bulunmaktadır. Bunlar; Orak (93 ha), İncir (18 ha), Fener (14 ha), Hayırsız (5 ha), Kartdere (2 ha) ve Metelik (1,5 ha) adalarıdır.
Orak Adası'nın güney kıyısında uzun bir çakıllı kumsal; Orak, Hayırsız ve Kartdere'de 80 m yüksekliğe ulaşan dik yarlar bulunur. Adalar genelde otsu, çalımsı bitkiler ve makiyle kaplıdır. İncir Adası'nın kuzey kıyılarında küçük bir çam ormanı, Fener Adası'nda ise kaktüsle kaplı bir alan bulunur.
İncir adasının piknik alanı ve plaj olarak kullanılması dışında adalarda insan etkinliği yoktur
FOÇA EVLERİ
Geleneksel Foça evlerini Kule evler, Bitişik Düzen Evler, Tek Ev Tipi olmak üzere başlıca üç grupta incelenebilir. Kule evler; Foça'nın dışında, terkedilmiş ya da halen yerleşme yeri olan köylerde, dağınık olarak tek ya da toplu durumda bulunurlar. Yüksekliklerinin cephe genişliğinden daha fazla olması nedeniyle 'kule ev' diye adlandırılırlar. Bitişik Düzen Evler; bu evler bir sokak içerisinde karşılıklı ve bitişik düzende, yan yana yapılmışlardır. Bitişik düzen evlerde ön bahçe yoktur, yapılar doğrudan sokağa açılır. Tek Ev Tipi; ayrık düzende, sıvasız yığma taş yapılardır
GEZİLECEK YERLER
Siren Kayalıkları
Fok balıklarını andıran adacıklardan oluşan bu kayalıkların en büyüğü Orak Adası kayalıklarıdır.Homeros destanında yer alır ve yolunu şaşıran gemilerin çarptıkları kayalıklar olarak söz edilir. Fok balıklarını andıran adacıklardan oluşan bu kayalıkların en büyüğü Orak Adası kayalıklarıdır.
Şeytan Hamamı
Çan tepesinin eteğinde yer alan ve kaya mezar tipinde olan yapı, Şeytan Hamamı olarak bilinmektedir. İlçe merkezine 2 km. uzaklıktadır.
Taş Ev
Foça'ya 10 km. kala yol kenarında yükselen bu kaya anıt mezarı, yarı yontulmuş şekildedir. Pers etkisinde inşa edilen yapı Lykia- Lydia geleneğinde inşa edilmiş olup, M.Ö.4. yüzyıla tarihlenmektedir.
Beş Kapılar Kalesi
Bu antik Kale Michel Paleoloc tarafından 1275 yılında Cenevizli Manuel Zacharna'ya verilmiş ve zaman içerisinde Cenevizliler tarafından surları onarılmıştır. Phokaia'nın 1455 yılında Osmanlı topraklarına katılmasından sonra surlar onarılarak bugün dokuz tanesini ayırt edebileceğimiz kulelerle donatılmıştır. Beş Kapılar' da bugün Açıkhava Tiyatrosu olarak kullanılan bölüm ise 'kayıkhane' idi. Giriş kapısının üzerinde yer alan yazıta göre, bu onarımı Kanuni Sultan Süleyman'ın 1533-1541 yılları arasında Saruhan Sancak Beyliği yapan oğlu Sultan Mustafa Han'ın oduncusu Silahtar İskender Ağa 1538-1539 yıllarında yaptırmıştır
Dış Kale
Foça'nın güney batısındaki 'Kale Burnu'nda 'Dış Kale ya da Ceneviz Kalesi' diye anılan kale, kaynaklara göre 1678 yılında bölgeyi korumak için stratejik bir noktada, Osmanlılar tarafından, bir boğazkesen olarak yapılmıştır. Bir burun üzerinde yer alan Kale, doğuda savunma amacıyla anakaradan büyük bir hendekle ayrılmıştır. Sualtı arkeolojik araştırmaları sırasında kalenin açıklarında denizin dibinde taş gülleler bulunmuştur. Bu gülleler, kaleden düşman gemilerine mancınıkla atılmış olduğu düşünülmektedir
ULAŞIM
İzmir’e 70 km’lik mesafesi olan Foça, İzmir Körfezi’yle Çandarlı Körfezi arasında kalan yarımadanın üzerinde yer alıyor. Buna rağmen yöreye deniz ulaşımı yok. Foça’ya havayoluyla gelmek isterseniz İzmir Havayolu’nu kullanabilirsiniz. Bundan sonra geriye 70 km’lik bir karayolu yolculuğu kalıyor. Eğer otobüsle ulaşımı tercih ediyorsanız yine İzmir’den aktarma yapmak durumundasınız. İzmir otogarından Foça’ya hareket eden minibüsler bulmak mümkün...
NE YENİR
Bir deniz ve balık kenti olan Foça'da mevsimine göre her türlü balık yemeniz mümkün. Ayrıca yöresel yemekleri de tadabilirsiniz.
-Izgara Sardalye
-Yoğurtlu Balık
-Kalamar Dolması
-Balık Dolması
-Kuzu Etli Enginar
-Enginar Dolması
Foça yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur......
FOÇA'DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-İncir adasında piknik yapabilir ve denize girebilirsiniz.
-Foça'ya özgü geleneksel evleri görebilirsiniz.
-Taş ev kaya anıt mezarını görebilirsiniz
-Akdeniz foklarını barındıran Foça Adalarını gezebilirsiniz.
-Beş Kapılar kalesini ve Ceneviz kalesini ziyaret edebilirsiniz.
-Yoğurtlu Kupa balığının tadına bakabilirsiniz.
TATİLCİLER İÇİN TELEFON REHBERİEmniyet Müdürlüğü +90 232 812 18 00
Deniz Restaurant +90 232 812 20 39
Foça Turizm Danışma +90 232 812 12 22
Devlet Hastanesi +90 232 812 14 29
Foça Öğretmenevi +90 232 812 37 12
Güven Taksi +90 232 812 13 10
Foça Rent a Car +90 232 812 24 96
Vertigo Cafe - Bar +90 232 812 35 52
Foça Koop. Garaj +90 232 812 11 44